Röportaj: Özgür Özgülgün ”Tiyatro aslında hayatımın merkezinde”

Özgür Özgülgün: Tiyatro sadece kitaplarımın değil, aslında hayatımın merkezinde

Tiyatro sanatçısı Özgür Özgülgün ile on beşinci çocuk kitabı Tiyatro Müzesi hakkında keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik…

Tiyatro sanatçısı kimliği ile hepimiz için tanıdık bir yüz olan Özgür Özgülgün, bir yandan da çocuk edebiyatının bir parçası. On beşinci kitabı Tiyatro Müzesi ile genç dostlarını tiyatronun sihirli dünyasında bir yolculuğa çıkarıyor. Kendisi bu şekilde tanımlıyor. Gerçekte bir tiyatro müzesi yok, ancak bu kitap bir yandan da olması dileği üzerine yazılmış aslında.

Keyifli okumalar…

Röportaj: Derya Akasya Boz

TİYATRO ASLINDA HAYATIMIN MERKEZİNDE

Özgür Bey, merhaba. Oyunculuğunuzun yanında bir çocuk kitabı yazarısınız. Bu yolculuk nasıl başladı?

Selamlar… Evet ben bir tiyatro sanatçısıyım. Mesleğim gereği toplumun tüm kesimleri ve yaş grupları için bir şeyler üretmeliyim. Çocuk diye tanımladığımız grup bence en önemlisi. Ağaç yaş iken eğilmeli ve toplumları kurtaracak olan düşünceler, yeni neslin zekası olacak diye düşünenlerdenim. Son yıllarda eğitim kurumlarında verdiğim drama ve düşünce becerileri derslerinde birlikte yaptığımız etkinliklerde çok başarılı hikâyeler yazdık. Günün birinde bu hikâyeler başka, tanımadığımız coğrafyalardaki arkadaşlarımız için de eğlenceli olur diye yayınevine verdik ve sağ olsun onlar da kitap haline getirdiler. Serüven böyle başladı.  

Tiyatro Müzesi, son kitabınız. Bütün kitaplarınızda tiyatro merkezinizde mi?

Tiyatro sadece kitaplarımın değil, aslında hayatımın merkezinde. Çünkü başka bir mesleğim yok. Kendimi ve tüm ailemi tiyatrodan kazandıklarımla ayakta tutuyorum. Asıl merkezde tiyatro olunca diğerleri onun paltosundan çıkan eserler oluyor. Bu beni çok mutlu ediyor. İnsan en iyi bildiği mesleği keyifli anlatabilir.

Bildiğim kadarıyla gerçekte bir tiyatro müzesi yok ya da var mı yoksa?

Yok, ama bu kitaptan sonra olacak diye düşünüyorum. Genç arkadaşlarıma güveniyorum.

Sizin kitabınız, müzenin gerçek olması üzerine bir dilek o halde. Böyle diyebilir miyiz?

Benim için pek kıymetli bir dilek. Çocuk ve tiyatro ayrılmaz ikili olurlar. Hayatın her alanında tiyatro vazgeçilmez eğitmendir. Bunu daha fazla çocukla buluşturmalıyız.

GENÇ DOSTLARIMIZI TİYATRONUN SİHİRLİ DÜNYASINA YOLCULUĞA ÇIKARIYORUZ

Hayatınızda belli ki tüm yollar tiyatroya açılıyor. Kitabınızı tiyatro perspektifinden nasıl değerlendirirsiniz?

Genç dostlarımızı tiyatronun sihirli dünyasına yolculuğa çıkarıyoruz. İlk adım gibi düşünebiliriz. Çok ciddi ve bir o kadar sorumluluk gerektiren bir başlangıç. İçinde “insan” kelimesinin çok geçtiği başka bir meslek grubu hatırlamıyorum. İnsanı insana insanla insanca anlatma sanatıdır tiyatro. Hep yenilemek lazım…

Sevdiğiniz çocuk yazarlar kimler?

Aklıma ilk gelen Behiç Ak oluyor sanırım.

Behiç Ak’ı hangi açıdan seviyor ve başarılı buluyorsunuz?

Behiç Ak, yazdığı dünyayı çok iyi tanıyan ve anlatan bir yazar. Saygın. Kurgu ve sahne sanatlarını çok iyi biliyor. Aktarırken bir mimar, bir karikatürist ve bir oyun yazarı olarak doğru yolda olduğunu okuyucusuna hissettiriyor ve gözümüzde ayrı bir saygınlığa yerleşiyor. İş böyle olunca her eserini meraklı gözlerle bekliyor oluyoruz. Birçok niteliği eserlerinde anlatıyor. Okumak lazım, ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.

En son hangi çocuk kitabını okudunuz?

Ece Erdoğuş Levi’den Masal’ın İstanbul Maceraları’nı okudum. İstanbul’u ve geçmişe ait maceraları merak ettiğim için Ece’nin kitabı beni kendine çekti. Galata ve Beyoğlu diye ikili bir set olan bu kitapları çok sevdim.

Peki ya çocuk kitabı dışında? 

Sadık Usta’nın son kitabı Şair ve Matematikçi Ömer Hayyam’ı okudum. Yazarın hayranıyım ve bir yandan da kitapta Hayyam ile ilgili merak ettiğiniz her şeye ulaşabiliyorsunuz. Uygarlığın içinde seyyahlık yapıyor Sadık Usta. Bu açıdan da çok sevdim.

ÇOCUK DÜNYASI YETİŞKİNİNKİ GİBİ DEĞİL, SAMİMİ OLMAYANI REDDEDEN BİR TUTUMU VAR

Bir çocuk kitabının olmazsa olmazı sizce nedir?

Samimiyet tabii ki. Çocuk dünyası yetişkininki gibi değil, samimi olmayanı reddeden bir tutumu var. Çok dikkat etmek, fazla gözlem yapmak lazım diye düşünüyorum.

Hep çocuk kitabı yazarı olarak mı tanınmak istiyorsunuz? Roman yazmayı düşünmez miydiniz?

Zaman ne gösterecek bilmiyorum, ama planlamalarımda var tabii ki.

Yakında bir kitabınız daha çıkacak sanıyorum, onunla ilgili de bilgi alabilir miyiz?

Evet yine Epsilon ailesinden, “Bir Ada Hikayesi” kitabımız çıkacak. Sait Faik’in hepimize sevdirdiği Ada’ya farklı bir pencereden baktık. Şimdilik bu kadar, hepimizin yolu açık olsun.

Okumak güzeldir! Sağlıkla ve kitaplarla kalın…  

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir